NS's profilesenin içinde ben bitmiş ...PhotosBlogListsMore Tools Help

senin içinde ben bitmiş olsaydım, benim içimde sen yaşamazdın

NS eren

Occupation
Senin içinde ben bitmiş olsaydım,
Benim içimde sen yaşıyor olmazdın....
No list items have been added yet.
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket
Photo 1 of 84
July 09

.

Dar bir vakitte
Durgunlaşan bir duygu
Bütün fikirleri
Firar ettirir bir düşünceden...
Sıyrılır bir beden
Bir gövdeden
Sıyrılır gövde
Kendisine dar gelen
Ruh hallerinden....

Irgatlaşan bir ruhun
Seslenişi olur tüm duygular,
Acıya çalan bir aşk
Ruhun seslenişine serzeniş katar...
Irgatlaşan iki ruhun
Seslenişi olur karmakarışık duygularla
Bezen bir aşk....

sıfıra yakın

sıfıra yakın ...

gizli öznesiyim

yüklemi olmayan

aşklarda

sen

bir sabaha tutkun

ben

gecenin devrik cümlesi

ellerim dokunamaz

tenine

ne de tini ne

amansız

ve

zamansız

hayatına giren

bir deli düştüm say

düştüm

aklından

ve yüreğinden ...

elde

var

yine

bir elsizlik …

Sana birşey yazmayacağım

Sana şiir yazmayacağım Adam / kadın
Yaşadıklarımız şiir olsun diye

Bir şiire sığdırmayacağım gözlerini
Şiirlerce yaşayalım diye

Beyaz bir sayfada hep ilk satır
Sonu gelmeyen masal kalasın diye

Bir şiirle değil
Yüzüne her baktığımda
Seni okuyabileyim diye

Ve sen beni tek şiirle değil
Her şiirde hatırlayıp gülümseyebilesin diye

Yaşamının tek şiiri değil
Yaşamın olabileyim diye

Sana şiir yazmayacağım Adam / kadın

Bir şiirde birkaç dörtlük değil

Sürekli konuşabileceğimiz
Ana lisanım olasın diye

Çiy Tanesi - Filiz Azyer

23 Mayıs 2008 / 22:19:05
May 08

Seni bende unuttun

 AAA.jpg picture by metris

Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum...

Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum...

Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...

Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de,

engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine...

Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor...

Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum...

Çalmayan telefonuma elim gidiyor,sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum...

Bende olan seni, hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de,

sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...

İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı...
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım
anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum...
Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye
çalışıyorum...

Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...

Belki de görmeyi istemek gerekiyordu...

Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini!

Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma...

Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş
itiraf etti sonunda...

Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil...
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,
dokunacaktım, sarılacaktım.

Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hiç niyetin yoktu aslında...

Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...

Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi
ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş
gibi geliyor...

Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana...
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,
gecede, uykumda...

Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki?
Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...

Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım... Ayak uyduramadım
yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...

Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın;
 dokunuşlarında kendini bulan...

Ama! En çok da imkânsızın oldum...

Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum...

İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum...

Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum...
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan
bir anı oldum...

 Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken
belki de hiçbir şeyin oldum...

Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?

Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan
ama bir ömür gibi gelen aşk...

Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,
öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum...

Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların
sonunda olması acıtıyor içimi...

Suskunluğun en büyük silahındı,
suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak
...

Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor...

Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kırgınlığım aşk'a...

 Sen üstüne alındın...

Bir akşamüstü bir rüzgâr yapıştı belime, içtik beraber.
Sarhoşluk daha çok acıtır dedi, gözleri yaşararak.
Önce inanmadım.
Sonra kudurdu, kudurdu.
Başım döndü, bağırdım...

"Sen, giderken gülüm izlerini silmeyi unuttun.
Sen, giderken bitanem, bende bıraktıklarını almayı unuttun.
Sen, giderken aşkım, sen hâlâ bendeydin.

Çalan bir müzik parçasının sözlerinde unuttun kendini.
Bir ağustos akşamında unuttun beni ve seni.
Süzülen damlaların sıcaklığında,
Sensiz bir gecenin sabahındaki hıçkırıklarda unuttun seni.
Terasda içilen bir bardak çayda
ya da bir bardak birada unuttun.

Bir mangal ateşinin sonrasında, yanmış közlerde unuttun.
Beyoğlu'nun o güzel sokaklarında,
O ıssız kalabalıkda unuttun kendini.
Söylenen yalanlarda, 'iyi ki varsın'larda unuttun seni ve beni.
Geceleri baktığımız o yıldızlarda unuttun bizi.

Bir daha birlikde çıkamayacağımız Yeniköydeki
çay bahcesinde, Papatya'da unuttun bizi.
Adını bir türlü koyamadığın
gelecekdeki güzel günlerimizde unuttun.
Beraber yakılan sigaralarda unuttun bizi.
Sen giderken bitanem,


SENİ BENDE UNUTTUN !!!."

 

May 07

GECE NÖBETİ

 
 
                                              adsz8.jpg picture by metris
 
 
 
     

GECE NÖBETİ

Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyileştiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..

Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
Uzak dağ kışlalarında..
Görmüyoruz birbirimizi..
Usul usul sis iniyor..
Kopmuş yollara..
Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
Onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi..
Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
İyi ol..
Sağ ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..

Murathan MUNGAN

 

 

 

                                                  siir10184.jpg

April 16

Öylesi bir leblebi

 
 
 
                                a2.jpg
 
 
 
                         öylesi bir leblebi   
 
 
 
 

                   dudakların ki,

                                               ilk sözleridir senin

                                                                     aşk dininin...

 

                   oku !

 

                              ya

                                   bilsem...  

 

                                                     Sevgili Cem'e şiiri için Teşekkür ederim

                                                    

        daha fazlası için tıklaöylesi bir leblebi n550694025_9486.jpg

 

 

 

                  dudak-resimleri-804837754-orta.jpg

 

          

April 02

Ne zaman senden bahsetsem

 

siir10154-1.jpg picture by metris

 

 

 

Ne zaman senden söz etsem…

 

Bir ince hüzün akar

Uzun ağlamaklı

nikotin sabahıma

parmaklarımdan

 

bir ömür kanar

kerbela  dudaklardan

 

kanar

her yalanla

 

ne zaman senden söz etsem

 

düş kırıcıları çıkar gelir

en ıssızda

alıkoyar

 

Kışlalar dolar …

Dolar …

boş... -->

                  Tamamı için tıkla cemcemeler(bu ülkede kişi başına düşen yalnızlık

                                                                                   ve şair sayısı ikidir...
                                                                                  o halde herkes şiire gelsin..)

                                                                Sevgili Cem'e şiir için teşekkür ederim

March 04

Seni içimden terk ediyorum

 
                                                              55.jpg picture by metris
 
 

Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar,
bu şehri terk edeli
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı,
yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
Seni içimden terkediyorum

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile
Pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanıldığımdın
Yangınımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum

Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terkediyorum

"Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuhaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda.
"Ya öldür beni"dedim
Ya da git benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim.
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yarini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi
Benden
İçimden
Terkediyorum.


KAHRAMAN TAZEOĞLU

 

 

 

                              dagarcik10090.jpg picture by metris

 

February 14

MUTLU YILLAR

                                          dogumgunu10026.jpg picture by metris
 
 
 

ÇÜNKÜ BİZ,

         

Hiç bitmeyecek bir aşkla sevdim seni,

Kimler geldi kimler geçti bu gönlümden ama

Bir tek  senin yerin hep aynı kaldı.

Oysa bütün aşklarımın arasında bana en acı vereni,

En çok üzeni seninkiydi.

Bu bile yıldırmadı beni.  

Düşünsene…

Yıllardır başkalarının aşklarına gıptayla baktım.

Onların sevinçlerini,mutlulularını gördükçe

İyice içime kapandım.

Sustum….

Susmak zorundaydım.

Ama

Umudumu hiç yitirmedim.

Hep “bir gün “ dedim,

“bir gün bu sevincin çok daha fazlasını bende yaşayacağım”…

Çünkü.. biliyordum

Çünkü.. daha önce kaç kez mutlu olmuştum seninle.

Kaç kez sokaklara çıkıp eğlenmiş,

Kaç kez bağıra çağıra sarkı söylemiş,

Kaç kez sabahlara kadar içmiştim.

İtiraf etmeliyim ki,

Sana kızdığım zamanlar kendimi kaybettim.

Arkandan konuştum.

Hatta bazen yerde yere vurdum,

Ama hep yüreğimdeydin,

Bir tek gün bile oradan inmedin,

Seni sevdiğim için hiç pişman olmadım.

Şimdi yeniden sevinçleri,mutlulukları

Yaşama zamanımız geldi.

Kendimi çocuk gibi hissediyorum.

Hani çıksam sokaklara

Hiç durmadan günlerce koşabilirmişim gibi geliyor.

Öylesine coşku doluyum işte.

Bizim sevincimiz bir başka olur bilirsin.

Bütün dünya tanık olur buna

Sevinmeyi biliriz çünkü,

Yeri,göğü donatıp,dosta düşmana

İlan ederiz mutluluğumuzu.

Senin sevginin bu dünyada hiçbir şeye

Değişmeyeceğimi söylemeye gerek var mı?

Adının dilimde bir şarkı gibi dolaştığını

Ve

Senden başka hiç kimsenin

Bu şarkıda bir tek nota bile olamayacağını

Biliyorsun değil mi?

Hiçbir şeyle ölçülmeyen bu aşkın

Bir yanında ben varsam diğer yanında da

Sen varsın.

Çünkü biz,

Aşkımızı sonuna dek yüreğimizde taşıyanlardanız.

Çünkü biz,

Bu sevdanın büyüklüğünü bilenlerdeniz.

Çünkü biz,

Sadece iyi günde değil,

Kötü günde de sevenlerdeniz.

 

Çünkü biz……

 

         Doğum günün kutlu olsun.          
                                                                                                         
         .................arkadaşıma şiiri için teşekkürr ederim.
         
 
 
 
November 06

Yanlızlığa alışmalı

             

 

adsz6.jpg picture by metris

 

 

 

 

 

 

 

Bavulları hep toplu durmalı insanın...

Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...

Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vaz­geçmeli...

İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı...

Yalnızlığa alışmalı...

 

*  *  *

 

Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti. Dayanışma... günümüz borsasının değer kaybeden hisse senet­lerinden biri artık...

Bireyin keşif çağı, geride kı­rık dökük yalnızlıklar bıraktı.

Terörün bile bireyselleştiği çağdayız. Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil; zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır.

 

*  *  *

 

İşte o yüzden alışmalı yalnız­lığa...

Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan... Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı... Hüzünlü bir şarkıyla paylaşı­lan gecelerde başım dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli... Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı...

Romanlardan yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarına...

"Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşmılsa yalnızlık olmaz" dizeleriyle başlamalı güne...                        

Telesekretere "şu anda size cevap verebilecek kim­se yok" denmeli, "... belki de hiçbir zaman olmaya­cak..."                                                      

Cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı...

 

*  *  *        

 

Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.

Haklılığın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.

O yüzden en sessiz gecelerde ''doğruydu, yaptım"la teselli bulmalı insan...

Feryada komşuların yetişmemesine, soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı... Kendiyle he­saplaşmaya çalışmalı...

Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye, kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır ol­malı...

Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur, ama hep kalıp savaşacakmış kadar gözüpek olabilmeli...

Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...

 

*  *  *

 

Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...

Yollarla barışmalı...

Yalnızlığa alışmalı...

 

CAN DÜNDAR
 
 
 
        b-15593-yalnzlk.jpg picture by metris                    

 

Windows Media Player